Son Sürat Adrenalin…
Otomobil yarışları denildiğinde açık yüreklilikle söyleyebilirim ki Codemasters bu işi layıkıyla yapan ender firmalardan biri. Ne işin aşırı simülasyonuna kaçarak oyuncuyu boğuyor ne de aşırı arcade kaçarak oyunu sulandırıyor. Kısacası bu firma yıllardır yapmış olduğu işlerle oyuncunun nabzını en iyi şekilde tutmayı başarıyor. Benim Codemasters’a olan hayranlığım bir çok ralli fanatiği gibi Colin McRae serisinden başlar. Elbette stüdyo sadece otomobil yarışlarına entegre değil, bir çok türden baş yapıt eserleri var. Ancak bende en büyük etkiyi bu oyunla yapmıştı. Codemasters belki de en iyi yaptığı işi yani oyuncunun ne istediğine odaklanma işini bu kadar başarı ile yapmış olmasaydı şu an bu incelemeyi kaleme bile alamıyor olacaktım.
Gerçekten de otomobil yarışlarında efsaneleşen bir firmanın karşısında da oldukça güçlü bir rakip varken farklı türlerde bu kadar ilgi çeken ve beğeni kazanan yapımlara mza atmış olması şapka çıkarılması gereken bir gerçek. Mesela bir TOGA efsanesi, mesela bir F1 serisi ve konumuzu luşturan grid serüveni. Tüm bu yapımlar dönemlerinde farklı tarzlarda yapımlar olmasına rağmen farklı hayran kitleleri tarafından takdirle karşılandı. Bu incelemenin konusunu oluşturan Grid 2 ise bir önceki oyunun başarılı yönlerini koruyan, üzerine yenilik anlamında abartılı ve devrimsel farklılıklar yaratmayan, dozunda ve kıvamında bir yarış oyunu olmuş. Bu değerendirmenin nedenlerini ilerleyen kısımda anlatayım.
Öncelikle Grid 2 bir önceki oyunun kimyasını bozmamış. Oynanış dinamikleri bakımından ufak farklılıklar bulunsa da genel vurgu aynı kalmış. Bu bir eleştiriden ziyade yerinde bir tercih olarak düşünülebilecek bir durum. Bir şey zaten iyiyse değiştirme riskine neden gireyim diye düşünülmüş olabilir. Ancak bazı açılardan ise oynanışa direk etki edecek bir takım eksiklikler oyunun klasına yakışmamış. Misal, kokpit kamerasının bulunmaması gibi. Bu durumun yapımcılar tarafından istenerek yaratıldığını bildiğimize göre eleştirimizi de yapmak zorundayız. Bana göre yapımın en önemli eksikliklerinin başında bu konu bulunuyor.
Grid 2 size vaad ettiği şey olması gerektiği şekilde veren ender oyunlardan biri. Yani ne umduğunuzdan eksiği çıkıyor ne de fazlası. Bir araba yarışından ne isterseniz Grid 2 onu bünyesinde barındırıyor. Hız, adrenalin, sürüş keyfi, onlarca farklı araç deneyimi gibi olmazsa olmaz öğeler Grid 2′de fazlasıyla mevcut. Bunun ötesinde birşeyler aramanıza gerek yok çünkü Grid 2 aramanızı zaten istemiyor…
yuna başladığınız anda çok aşırı komplike bir yarışı oyunu ile karşı karşıya olmadığınızı hissediyorsunuz. Bunun yanı sıra oyun tamamen arcade olmadığını da aynı anda hissettiriyor. Tamam araca teknik müdahale imkanınız yok denecek kadar az. Ancak sürüş deneyimini yaşadığınız anda işin o kadar da basit olmadığını anlıyorsunuz.
Araba yarışları konusunda oldukça deneyimli olmama rağmen joystikle kontrolde zorlandığımı hissetmemle birlikte direksiyon setini kurmaya başlamam bir oldu. Grid 2 size daha iyi oyun keyfi için bunun bir gereklilik olduğunu sert bir şekilde vurguluyor. Yalnız buradan şu çıkarılmasın, Grid 2 direksiyon setsiz oynanamayacak kadar zor bir kullanışa sahip değil. Ancak daha fazla keyif istiyorsanız bu yönteme başvurmalısınız.
Oyunun genel dinamikleri son dönemin trend anlayışı yani hayran kitlesi mantığı üzerine kurulu. Sizden istenilen yarışlarda olabildiğince üst düzye başarı sağlayıp hayran kitlenizi arttırmak. Bunun size geri dönüşü daha iyi araçlar, daha iyi sponsorlar olarak dönüyor. Yeri gelmişken sponsor sistemine de değinmek gerekiyor. Oyunda gerçekte de olduğu gibi reklam veren sponsorlar oyunun kaderini önemli ölçüde etkiliyor. Bu etki sadece maddi olarak değil başarımlar olarak da kendini gösteriyor. Kimi sponsorlar size belli bir hayran kitlesi sağlamada yardımcı olurken kimileri ise performans olarak gelişiminizi kolaylaştırıyor. Bu tercihler ise sizin oynayış tekniğinize göre önem arz ediyor.
Grid 2 teknik olarak mükemmel bir yapım değil. Zaten buna da ihtiyaç duymuyor. Çünkü oyunun derdi sadece keyif almanız ve oynanışa odaklanmanız olmuş. Bunu ben değil direk yapımcılar söylüyor. Tabi byle deyince vasat görsellik olduğunu da düşünmeyin. Herşeyden önce Grid 2 harikulade şehir modellemeleri ve ışık detayları ile gözdoldurmayı başarıyor. Oyunda yarıştığınız her parkur size ayrı bir haz veriyor. Bunun yanı sıra araç modellemeleri de olduça başarılı. Ancak yapımın her platformda değişen görsel kalitesi de yadsınamaz. Ayrıca kokpit kamerası eksiklği görsel açıdan oldukça negatif bir etki oluşturuyor. İşitsel öğeler açısından bakıldığında ise olması gereken kalitede bir yapım olduğunu söyleyebilirim.
Genel olarak bakıldığında Grid 2 Codemasters’ın en mükemmel araba yarışı yapımı değil ancak serinin kaderi açısında bakıldığında Grid 3,4,5,6,7′nin mutlaka yapılması gerektiğini büyük bir özgüvenle vurguluyor. Bir önceki oyuna göre çıtayı biraz daha yükselttiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca oyunun çoklu oyuncu modlarının ana hikayeden çok daha keyifli olduğu da göz önüne alındığında uzun zamandır kaliteli bir araba yarışı oyununa hasret oyuncuların ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılayacak bir yapım.
İyi oyunlar :)






0 yorum: